esra hasırcı
Navigasyon  
  Ana Sayfa
  => music box
  => music box 1
  => müzik kutusu
  => Harita / Uydu fotoğrafı
  => sanat gazetesi....
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-1
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-2
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-3
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-4
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-5
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-6
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-7
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-8
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-9
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-10
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-11
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-12
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-13
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-14
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-15
  => TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-16
  => RÖNESANS RESİM SANATI
  İletişim
  ziyaretçi defteri
  resimlerim
  ÖZGEÇMİŞ
  sanat gazetesi.... 545
  forum
  istatistikler
  ANKET
  Top liste
TÜRK RESİM SANATI TARİHİ-16
Türk Resim Sanatı Tarihi
Dr. Mehmet Üstünipek
            sayfa :
Adnan Çoker-Beş Eleman-1972
 
Pervane-1971
 
Özdemir Altan-Antik Anadolu Kralları-1967
 

Figüratif çeşitliliğin bireysel yorumlara temellendiği bu dönemde, 50'li yıllarda ivme kazanan soyut resim de çıkış eğilimini sürdürmüştür. Geometrik ve lirik tarzda non- figüratif resimler farklı kuşaktan sanatçıların ilgi alanına girmektedir. Sabri Berkel, Adnan Çoker, Ferruh Başağa, Altan Gürman gibi sanatçıların farklı boyutlardaki soyut çalışmaları yanısıra soyut ve figüratif arasındaki çizgide bireysel yaklaşımlar ortaya koyan sanatçılar da vardır.

Bu doğrultuda; 1960'lı yıllarda Anadolu kral ve kraliçelerini konu edinen resimler ile daha sonra Sinek Kralı dizisini gerçekleştiren Özdemir Altan ve sürekli devinim halindeki fırça tekniğiyle oluşturduğu soyut figürleriyle Ömer Uluç önemli isimler olarak dikkat çekmektedirler.

Söz konusu dönemde, Türk sanatçısının daha sık yurtdışına çıkmaya başlaması ve Burhan Doğançay, Erol Akyavaş gibi isimlerin yurtdışındaki etkin sanatçı kimlikleri de Türk resmine renk katmaktadır. Sanatçılarımızın New York, Paris gibi önemli sanat merkezlerindeki varlığı, uluslar arası sergi ve etkinlikler, yayınlar v.b. aracılığıyla batı sanat merkezleriyle ve batıdaki gelişmelerle kurulan yakın ilişkiler Türk sanatçısının bireysel üslup gelişimine önemli katkılar sağlamıştır.

Bu anlamda, devletin sanata sağladığı desteğin yerini, özel kişi ve kurumların almaya başlaması da önemlidir. Yapı Kredi, Akbank gibi bankalar sanat galerileri açmaktadır; Vakko İstiklal Caddesi üzerinde etkin bir galeriyi hizmete sokmuştur. DYO; Çanakkale Seramik gibi kurumlar ödüllü yarışmalar düzenlemeye başlamıştır. Özel sektördeki genişleme eğilimi, sınırlı bir koleksiyoner ilgisinin temellerinin atılması açısından da hatırı sayılır bir öneme sahiptir. İşadamı Ali Koçman 1960'lı yıllarda koleksiyon oluşturmaya başlamış ve bir anlamda çevresine örnek oluşturmuştur.

Bunların dışında, sanatçıların eserlerini sergileyecek, pazarlayacak ve canlı bir sanat ortamına merkez oluşturacak özel galerilerin bazı dikkat çekici örnekleri de göze çarpmaktadır. Ankara'da 1966 yılında açılan Doğuş Galerisi, İstanbul'da 1968 yılında açılan Galeri 1 ile 1970 yılında açılan Melda Kaptana Sanat Galerisi önemli sergilere ve canlı bir sanat ortamına ev sahipliği yapan kurumlar olarak dikkat çekmektedirler. Özel galerilerin son 30 yılın sanat ortamında oynadıkları önemli rol, 1973'den günümüze uzanan dönemin Türk resminde özel galeriler dönemi alt başlığında incelenmesini gerektirmektedir.

Türk Resim Sanatı Tarihi
Dr. Mehmet Üstünipek
            sayfa :

1960'dan Günümüze Türk Resmi - II : Özel Galeriler Dönemi

1973'ten günümüze uzanan süreç, Türkiye açısından toplumsal, ekonomik ve siyasi anlamda sıkıntılı bir dönem olmuştur. 1973 seçimleri sonrasında yaşanan siyasi kaos ortamını, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı izlemiş, daha sonra 70'li yıllar boyunca yaşanan çatışmalar 80 ihtilali ile sonuçlanmış ve demokratik hayat kesintiye uğramıştır. 1983 seçimlerinin ardından iktidara gelen Anavatan Partisi hükümetinin liberalleşme programı, bir yandan yeni bir varlıklı kesimin gelişmesine zemin hazırlamışken öte yandan kültürel bir deformasyon ve toplumsal sınıflar arasında kopukluk yaratmıştır. 1990'da tüm dünyayı etkileyen Körfez Krizi'ni, 1994 yılından itibaren Türk insanının günlük yaşamının bir parçası olan ekonomik krizler ve ordu tarafından rötuş atılan siyasi hayat izlemiştir. En son 2001 yılı içinde gelen ekonomik kriz ve onu izleyen 11 Eylül sonrası gelişmeler, son 30 yılın tüm bu dalgalanmaları paralelinde Türk sanatının farklı etkilenmeler altında kaldığının güncel örnekleridir. Ancak, buna rağmen sanat gelişmesini sürdürmüş ve değişen koşullara tepki veren bir sanat ortamı daima varolmuştur.

Ayrıca, teknoloji ve bilimin yeni verileri ve iletişim olanaklarının sürekli olarak artması, sanatçıların ve sanat ortamının önünde yeni ufuklar açmıştır. Sanatçıyı birey olarak kuşatan bu koşulların geçerli olduğu son dönemlerde, Türk resminin genel görünümü; farklı kuşaklardan sanatçıların bir üslup-konu zenginliği içerisindeki üretim çeşitliliğinden oluşmaktadır. Artan sayıda sanatçı ve sanat eserinin dahil olduğu bu görünüme sergiler, fuarlar, bienaller, sanat dergileri ve yayınları, internet, galeriler, müzayedeler gibi etkinlik ve kurumların da katılmasıyla, ortak bir payda çerçevesinde değerlendirilmesi güç bir dönem özelliği belirmektedir. Bu dönemde farklı odaklar etrafında gelişen Türk resmine panoramik bir bakışı sağlayabilecek başlıca kaynak özel galeriler olmuştur diyebiliriz.

Özel Galeriler: Cumhuriyet'in ilanından itibaren, özellikle sanatçıların istek ve çabalarıyla biçimlenen bazı galericilik girişimleri söz konusu olmuştur. Bunlar arasında, 1950-55 yıllarında etkinlik gösteren Maya Sanat Galerisi'nin Türk sanatı içerisindeki önemli yeri bazı araştırmalar da vurgulanmıştır.

Maya'dan yaklaşık 20 yıl sonra, onun üstlenmiş olduğu misyonu devam ettirecek özel galerilerin sanat ortamına dahil olmaya başladıkları görülmektedir. Bu gelişme, adeta, Bedri Rahmi'nin 1951 yılında Maya ile ilgili olarak kaleme aldığı şiirli sorusuna bir yanıttır.

Maya? Sanat Galerisi?
Maya! Maya! Maya!
Gel de Nasrettin Hoca'yı hatırlama!
Ya bir de tutarsa?...

Maya Sanat Galerisi'nin "Maya"sı 20 yıl sonra tutmuş görünmektedir. Ve 60'lı yılların sonu ile 70'li yılların hemen başında açılan Galeri I ve Melda Kaptan Sanat Galerisi'nin, düzenledikleri sergilerle ortaya koydukları öncü kimlikleri, çağdaş Türk sanatında özel galeriler döneminin habercisi olmuştur. Ancak, bu mesleğin kurumlaşmasında, açıldıkları 1970 yılından bugüne değin 30 yıla yaklaşan kesintisiz faaliyet çizgileriyle İstanbul'da Cumalı ve Ankara'da (daha sonra İstanbul'a taşınan) Artisan sanat galerileri birer kilometre taşı olmuşlardır.

Türk Resim Sanatı Tarihi
Dr. Mehmet Üstünipek
            sayfa :
 
 
Türk Resim Sanatı Tarihi
Dr. Mehmet Üstünipek
            sayfa :
İsmin:
Mesajınız:
 
   
Bugün 1 ziyaretçi (19 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol